Annelik halleri
[ Dr. Esra, üçüz Annesi, 05.03.2010 ]
Annelik anne karnında başlarmış denir ya...9 ay boyunca bekledim. Okuduğum çoğu yazıda hamileyken yaşadıkları o olağanüstü halden bahsediyorlardı. Bense sürekli kendimi yokluyordum yokluyordum, bir değişiklik yok. Benim gibi "hissedemeyenlerin" yazdıkları az sayıda yazıda ise doğum anında bebeklerini görür görmez aşık olduklarından bahsediyordu. Ben de sabırla bekledim. 9 ay sonunda doğum yapacaktım, bebeklerimi görecektim ve aşık olacaktım...
Ama ameliyathanede bebekleri gösterdiklerinde tek hissettiğim şaşkınlıktı. 9 ay boyunca bebeklerimle ilgili hiç hayal kurmamıştım. Belki de bunun verdiği şaşkınlıkla bebeklerime baktım sadece...
Sonrasında yoğun günler. Tamam bebeklerimi çok seviyordum, her şeyleriyle bıkmadan usanmadan ilgileniyordum, her türlü sevgiyi gösteriyordum ama hala aşk yoktu.
Ta ki…2 aylıklardı, bir gün annemler bebeklerimi misafirliğe götürdüler, ben sonradan yanlarına gittim. Aysara kızımı kucağımı aldım, kocaman gözlerini bana dikti, kendince bir şeyler anlatmaya başladı. İşte o an dünya durdu, hissettim o aşkı. Onların bir gülüşü için dağları devirebileceğimi, onlara en ufak zarar vermeye çalışanın canına okuyabileceğimi. O gözlere baktıkça üçü için yapamayacağım hiçbir şey olmadığını anladım...
Ve gene o zaman anladım ki bazıları için annelik gökten zembille inmiyormuş. Annelik uykusuz geçen gecelere rağmen ”off” dememek, dünya yıkılıyor olsa onlara gülümseyerek bakabilmekmiş. Üzerime kussalar o lekeler en değerli mücevhermiş. Diş çıkarırken, hastayken ateşlenseler, benim cehennemde yanmammış. Bütün gün işte yorulsam da kapıdan girdiğimde onların o melek yüzlerini gördüğümde enerji dolmakmış. Üçü birden bana gelip sarılmaya, öpmeye çalıştığında ayaklarımın yerden kesilmesiymiş. “Annecim” kelimesi, dünyadaki en güzel kelimeymiş.
Annelik halleri değişse de annelik annelikmiş...
03 Mart canımın içlerinin doğum günü. Ve anladım ki, benim gerçek doğum günüm onların doğduğu günmüş…
.
|