Bütün Aşklarıma…
[ Naz, 05.05.2010 ]
Kendimi bildim bileli çocukları çok sevmişimdir. Evlendikten sonra en büyük hayalim anne olmaktı. Ama bunun için çok sabretmem, dua etmem gerekti. Belkide ondan ilk göz ağrımın yeri bir başka içimde… Çok gözyaşı döktüm O’na kavuşmak için. Herkes 9 ayda doğar ama oğluşum 3 yılda doğdu derdim. Çoooookkkk uzun yoldan geldi Cem sultanım… Şimdi yine çok uzaklarda, iyi bir eğitim almak adına…
İçimde hep burukluk var küçük delikanlıma karşı. Minicikti, daha 2 yaşını bile doldurmamıştı abi oldu. Annesinin küçük delikanlısı oldu. Bir şeyleri eksik yaptım, yarım kaldı endişesi taşıdım hep. Sanki prensime haksızlık etmişim gibi hissetim.
Mutluluğumun Simge’si dünya tatlısı kızım. Çocuk ruhlu hiç büyümeyen prensesimiz… Annesi gibi küçük şeylerden mutlu olmasını bilir. Olaylara hep pozitif yönünden bakar, kendinden daha iyileri değil de kötüleri görür ve mutlu olur.
Çok gençtim daha, anneliği bilmiyordum. Kendimce en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyordum çocuklarımı. Belkide birçok hata yaptım istemeden. Okul yaşamlarına başladığında gereğinden fazla titizlik gösterdim. Başarılı bir eğitim yaşamları olsun diye kendimi paraladım durdum. Ben titizlendikçe ters tepti L O kadar inatlaşmaya gerek varmıydı bilmiyorum.
İdeal eş, ideal anne, ideal ev hanımı, ideal öğretmen, ideal gelin, ideal evlat olmak için çabalarken zamanın su gibi aktığını farketmedim. Bu kadar yükü taşırken ihmal edilen hep çocuklarım oldu. Tren kaçmıştı zamanı geriye sarmak mümkün değildi artık. Miniklerim hangi ara büyümüşlerdi? Gerçekten iyi bir anne olabilmişmiydim onlara karşı? Tüm bunları gerçekten başarmak zorundamıydım? Neden her şeyi tek başıma yapmak gereğini duydum, kimseden yardım istemedim? Nereye koşuyorduk biz??
Ve miniklerim, ikizlerim… canlarım, aşklarım, mucize çiçeklerim, sevgi çiçeklerim, naz çiçeklerim, BAL ÇİÇEKLERİM… Benim gençlik iksirim oldunuz hayat verdiniz can verdiniz...İkiz annesi olma ayrıcalığını mutluluğunu verdiniz. Yıllar sonra yaşamayı unuttuğum anneliğimi yaşattınız bana. Anne olduğumu sizin sayenizde anladım. Zamanı durdurmak ve doya doya yaşamak istiyorum anneliğimi. Ablanızın abinizin yerine de yaşamak. Yaşamda her şey bekleyebiliyormuş ama annelik beklemiyormuş. Evimiz dağınık olsa, yemeğimiz geçiştirilse de olur. Bu işleri yaptığımız için kimse bize madalya takmıyor. Önemli olan, en büyük hazinemiz ÇOCUKLARIMIZ olmalı…
Beni ben yapan anneliği katmerli yaşatan bütün aşklarıma sonsuz teşekkürler. Sizleri çok seviyorum.
Naz ve Balçiçekleri (4 yaş 3 ay)
|